Merkez Bankası politika faiz oranını değiştirmedi

Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünya genelinde aşılamanın hızlanması küresel ekonomide toparlanma sürecini desteklediği belirtilmektedir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Para Politikası Kurulu (Kurul) planlı takvime göre gerçekleştirdiği Haziran Ayı toplantısı ardından yayımlanan basın duyurusunda, Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 19,0 düzeyinde sabit tutulmasına karar verdi. Yayımlanan basın duyurusunun ayrıntılarına bakıldığında;

Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünya genelinde aşılamanın hızlanması küresel ekonomide toparlanma sürecini desteklediği belirtilmektedir. Bununla beraber, emtia fiyatlarındaki artış eğilimi, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artış uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının yükselmesine neden olduğu ifade edilmektedir. Yükselen küresel enflasyon ve enflasyon beklentilerinin uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri önemini koruduğu belirtilmektedir

Yurt içi iktisadi faaliyet güçlü seyrettiği belirtilmiştir. İkinci çeyrekte, salgın kısıtlamalarına ve finansal koşullardaki sıkılaşmaya bağlı olarak iç talep bir miktar ivme kaybederken, dış talep gücünü korumaktadır. Aşılamanın toplumun geneline yayılarak hızlanması salgından olumsuz etkilenen hizmetler ve turizm sektörlerinin canlanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli bir bileşimle sürdürülmesine olanak tanımaktadır. Gerçekleştirilen parasal sıkılaştırmanın etkisiyle krediler ılımlı bir seyir izlemektedir. Bununla birlikte, kredilerin seyri ve kompozisyonu makroekonomik istikrar açısından yakından takip edildiği ifade edilmiştir. Emtia fiyatlarındaki yükselişe karşın, ihracattaki güçlü artış eğilimi, kredilerdeki yavaşlama, altın ithalatındaki belirgin gerileme ve aşılamadaki kuvvetli ivmenin turizm faaliyetlerini canlandırmasının cari işlemler dengesinde başlayan iyileşmeyi hızlandırması öngörülmektedir.

Son dönemde ithalat fiyatları kaynaklı maliyet unsurlarının yanı sıra, talep koşulları, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler, fiyatlama davranışları ve enflasyon görünümü üzerinde risk oluşturmaya devam ettiği belirtilmiştir. Diğer taraftan, parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri gözlenmeye başlandığı ifade edilmiştir. Enflasyon ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler dikkate alınarak, Nisan Enflasyon Raporu tahmin patikasındaki belirgin düşüş sağlanana kadar para politikasındaki mevcut sıkı duruş kararlılıkla sürdürüleceği belirtilmiştir. Bu doğrultuda Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar verildiğine değinilmiştir.

Değerlendirme

Kurul, piyasa beklentilerine paralel politika faiz oranında değişikliğe gitmedi ve % 19,00 olarak korudu. Böylelikle, bankanın, Gecelik (O/N) borç alma faiz oranı % 17,50, Gecelik (O/N) borç verme faiz oranı % 20,50 ve geç likidite penceresi borç verme faizi % 23,50 şekilleniyor. Basın duyurusu ardından, TL varlık fiyatlamalarında kısa süreli oynaklığın arttığı izlendi. Yayımlanan toplantı metnini bir önce gerçekleşen toplantı metnine göre karşılaştırdığımızda, “Enflasyon ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler dikkate alınarak, Nisan Enflasyon Raporu tahmin patikasındaki belirgin düşüş sağlanana kadar para politikasındaki mevcut sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir” ifadesi dikkat çekmektedir. Bir önceki metinde “sıkı” sözcüğüne yer verilmemişti. Yeni metinde “sıkı” ifadesinin eklenmesi, bankanın planlı takvime göre 14 Temmuz 2021 tarihinde gerçekleştireceği toplantısında, faiz patikasına dair yaklaşımda, değişikliğe gitme isteği olasılığınızayıflatabilir. (O günkü koşullara göre farklılık gösterebileceği göz ardı edilmemelidir) Yayımlanan metinde, global ve yurt içinde aşılama hızının artması ve genele yayılmasının devam etmesi, ekonomiler üzerinde etkilerine değinilirken, aynı zamanda bu etkinin hizmetler ve turizm sektörlerinde canlanmasını desteklediği belirtilmiştir. Kurul, turizm faaliyetlerinde canlanma, ihracattaki güçlü artış eğilimi, kredilerdeki yavaşlama, altın ithalatındaki belirgin gerilemenin, cari işlemler dengesinde başlayan iyileşmeyi hızlandıracağını öngörmektedir. Kurul, ithalat fiyatları kaynaklı maliyet unsurlarının yanı sıra, talep koşulları, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler, fiyatlama davranışları ve enflasyon görünümü üzerinde risk oluşturmaya devam ettiğini vurgulamaktadır. Banka, yayımladığı yılın ikinci Enflasyon Raporu’nda; 2021 yılı enflasyon tahminini % 12,2 ve 2022 yılı enflasyon tahminini ise % 7,5 olarak açıklamıştı. Banka, gıda enflasyon tahminini 2021 yılsonu için % 13,0 ve 2022 yılsonu için % 9,8 olarak açıklamıştı. Banka, yılın üçüncü enflasyon raporunu planlı takvime göre 29 Temmuz tarihinde açıklaması bekleniliyor. Genel görünümde, Uluslararası emtia fiyatlamalarının gelişimi, maliyet enflasyonu baskısı, döviz kuru geçişkenliği, yönetilen/yönlendirilen fiyat ve vergi ayarlamalarının seyrinin manşet enflasyon tarafında kısa vadede yukarı yönlü riskleri içerisinde barındırmaya devam ettiğini tahmin ediyoruz. Talep enflasyonu tarafında öngörülen/öngörülmeyen riskler açısından dengelenmenin zamana ihtiyacı olduğunu ve bu bağlamda dezenflasyon sürecinin ötelenebileceği ihtimalini göz ardı etmiyoruz. Diğer taraftan, yılın son çeyreğinde baz etkisinin olumlu yansımaları ile birlikte manşet enflasyon tarafında artış hızında ivme kaybı yaşanabileceğini bu çerçevede banka tarafında faiz patikasında indirime başlama süreci açısından bir alan yaratabileceğini tahmin ediyoruz.

Kaynak İnvestaz Yatırım
Hibya Haber Ajansı

Okunma